İŞ HAYATINA YENİ BAKIŞ AÇIMIN HİKAYESİ;

    İş adamları çevresinden geliyordum ve tanıdığım insanların çoğu işadamlarından oluşuyordu. Doğanın içerisindeki evimde beni ziyaret eden yada bunu konuştuğum insanların bir çoğu bunun kendilerinin de hayali olduğunu söylüyorlardı. İnsanlardan(müşterilerden,çalışanlardan), vergilerden,problemlerden bıktıklarını, bu işlerin yapılmayacağını, bir sabit gelir elde edip doğaya kendimizi atma hayalleriyle yanıp tutuşuyorduk. Benim de yaptığım gibi Kendimizi başkalarından kurtarıp, diğer insanlar da ne yaparlarsa yapsın dı.
    Evet bu tam olarak bencillik çercevesinden bakışımızdı, ben de tam olarak aynısı yapmıştım. Sonradan anladım ki kaçtığım kişi insanlar değil tam olarak kendimmiş, bunu anlayabilmem yaklaşık 2 yılımı aldı.
    Ben bu hayali gerçekleştirmiş ve fiziksel olarak keyifle yaşarken yine eksik vardı. Bir gün ted konferanslarını izlerken Chobani firmasının sahibi Hamdi Ulukaya’yı dinledim. Benim için müthiş bir an’dı. Hamdi abi şirketlerle alakalı öyle şeyler söyledi ki benim yukarıdaki bakış açımı yerle bir etti çok şükür, aslında şirket ve marka yapılanmamın tümü bu bakış açısı üzerine kuruldu, kendisine minnettarım. Söyledikleri özetle şöyleydi;

    Merkezine insanı değil de parayı koyarsan hiçbir zaman gerçek başarının ne demek olduğunu yaşayamazsın, tamamlanamazsın, gönlünün bamteli kopuk, uçurtma gibi gezersin.

    “Şirketler yazılı kurallarla değil, liderlerle ve davranışlarla yönetilir.” Yani etrafınızda şikayet ettiğiniz ne varsa dönün kendinize bakın, çünkü bir işletmenin ilk halkası olan liderinin amacı sadece para kazanmaksa diğer bütün halka aynı bakış  açısına sahip olacaktır, yani şikayet ettiğin şeyler senin yansımaların, önce kendini düzelt, onlar kendiliğinden düzelirler diyordu.

     Hamdi abiden aldığım ikinci mesajda “haydi duvarları boyayalım” dı. Ben de aldım boyayı başladım duvarları boyamaya, içimden dışarı doğru.

     Ne yaptıklarımızdan çok neden yaptığımız önemliydi. Hepimiz  farklı hayat hikayelerinde farklı deneyimler kazanıyoruz, hikayemize sahip çıkıp, kabullendiğimizde, bakış açımızı ve niyetimizi değiştirdiğimizde herşey değişiyordu.

    Yeni bakış açımın işime-uğraşıma yansımasını paylaştım. 

    Hikayelerimiz parmak izlerimiz gibi farklı, özgün, kendi içinde yeşermiş, çiçek açmış, kıyaslanamaz çünkü eşi benzeri yok. Bizler kendimizde olmayan  şeylere odaklanmaya meyilliyizdir, güçlü yönlerimizi genelde görmezden geliriz.

    Hepimiz kişisel bir kaderimiz olduğu için burdayız.Güçlü yönlerimiz parlatılmayı, hikayemiz kucaklamamızı bekliyor.